~~BİR DOSTUN DOSTUM DEDİĞİ DOSTU~~
6/4/2009 · Kategori: __GUNLUK__
Çok samimi iki dost ve arkadaştılar. Fakat biri çok kurnaz, atılgan ve hareketli, öteki ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Kurnaz olan arkadaş bir gün, arkadaşının yanına gitti ve işlerinin bozulduğunu söyledi, kendisinden para istedi. Samimi dostu onu hiç kırmadı, elindeki tüm parayı arkadaşına verdi. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltti.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gitti ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini söyledi ve onu kendisine vermesini istedi. Arkadaşı çok şaşırdı, önce ne diyeceğini bilemedi... Fakat aralarında o denli güçlü bir sevgi vardı ki, arkadaşına "Hayır" diyemedi, nişanlısını ona verdi.
Zaman içinde saf olanın işleri bozuldu. Aklına, arkadaşı geldi. "Ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım" dedi ve umutla arkadaşının iş yerine gitti, kendisine çalışması için bir iş vermesini istedi.
Arkadaşı ona iş vermedi. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döndü ama yine de arkadaşına kızmadı.
Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaştı; fakir olduğu için ilaç alamadığını söyledi. Bizimki yaşlı adamcağıza acıdı, istediği ilaçları aldı ve getirdi, kendisine verdi.
Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duydu.
Yaşlı adam aslında çok zengindi ve tüm mirasını ona bırakmıştı. Saf adam artık zengindi. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla onun iş yerinin karşısında bir ev aldı ve oraya yerleşti.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çaldı.
Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine biraz yemek vermesini istedi. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri aldı, karnını doyurdu, kimsesi olmadığını öğrendikten sonra da ona, kendisinin de yanlız olduğunu söyledi ve birlikte yaşamayı önerdi.
"Evin bir büyüğü olarak yaşarsın burada" dedi. "Ev işlerini ve yemekleri yaparsın, evi yönetirsin."
Yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul etti bu öneriyi.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup, evlenmesini söyledi. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kimseyi tanımadığı söyledi. Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisine tanıştırabileceğini söyledi.
Saf adam, kendisine tanıştırılan kızı çok beğendi ve onla evlenmeye karar verdi.
Kırgın olmasına karşın, çok samimi dostunu yine de unutmamıştı. Biraz da geldiği konumu göstermek istiyordu. Ona da düğün davetiyesi gönderdi.
Düğün gününde saf adam, salonunda konuklarına bir konuşma yapmak istedi ve mikrofonu eline aldı, başından geçenleri anlatmaya başladı.
"Bir zamanlar kendisini çok sevdiğim bir dostum vardı" dedi. "Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi. Ben de elimdeki tüm paramı kendisine verdim. O dostum bir süre sonra benden, evlenmek üzere olduğum nişanlımı istedi. Onu çok beğendiğini söyledi ve benden onu kendisine bırakmamı rica etti. Çok üzüldüm ama, yine de bıraktım nişanlımı kendisine. Çünkü biz gerçek dosttuk ve ben onun üzülmesini istememiştim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Fakat o bana iş vermedi. Çok üzüldüm, ama yine de kızmadım ona. Çünkü biz gerçek dosttuk."
Kendisini bu öyküde "kurnaz arkadaş" olarak tanıttığımız arkadaşı, saf arkadaşının bu konuşmasına daha fazla dayanamadı ve ona doğru yürüdü, elinden mikrofonu aldı, bu kez kendi konuşmaya başladı:
"Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı" dedi o da. "İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, o tüm parasını bana verdi. Sonra ondan, nişanlısını istedim. Üzülerek nişanlısını da verdi bana. Ondan nişanlısını istememin nedeni, o kadını benim çok beğenmiş olmam değildi. O kadının arkadaşıma layık olmadığını bildiğim için istedim onu ondan. Çünkü o kadın, sözcüğün tam anlamıyla bir erkek avcısıydı. Saf erkekleri tuzağına düşürür, onların sahip oldukları hemen herşeyi alırdı ellerinden. Dostum çok saf olduğu için kendisini o kadından kesinlikle kurtarmam gerektiğine inandım. Ve onu dostumdan, ancak bu yöntemle uzaklaştırabildim.
"Dostum, işleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Ona iş vermedim çünkü, böylesi yakın bir dostumu kendi emrimde çalıştıramazdım. Ona iş vermememin tek nedeni budur.
"Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam ise, benim babamdı. Babam ölmek üzereydi. Onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona bırakmasını istedim babamdan. Evine gelen dilenci kadın ise, benim annemdi. Ona bir evladı gibi bakıp, iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim annemi kendisine. Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşimdir. Onu en yakın dostumla evlenmesi için ben ikna ettim.
"Değerli konuklar, işte biz böyle dostuz. Tümünüz sevgiyle ve dostlukla kalın ve... Dostum diyebildiğiniz kişinin değerini, yaşamınız süresince bir an bile aklınızdan çıkarmayın."
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!
~~FIRINDA TAVUK~~
30/3/2009 · Kategori: __YEMEKLER__

Malzemeler
5 kişilik
10 adet tavuk but
1 adet domates
1 diş sarmısak
1 adet soğan
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı köri
1 çorba kaşığı domates ve biber salçası
1 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 tatlı kaşığı karabiber
1 çay kaşığı zerdeçal
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 limonun suyu
tuz
Yemek Tarifi
Soğanı küçük küçük doğrayın. Domates ve sarımsağı rendeleyin. Domatesi zeytinyağı ve 1/2 limon suyuyla beraber bir tencereye alın. Salçayı da ekleyin ve ezin. Sarımsak, soğan ve baharatları ekleyin ve karıştırın. Tavuk butlarını tencereye koyun ve karışıma bulayın. Tencerenin üstünü örtün ve buzdolabında 3-4 saat beklemeye alın. Sonra butları tepsiye dizin ve orta ısılı fırında çıtır çıtır olana kadar pişirin.
AFIYET OLSUN
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
~~GERÇEK HAYATTAN ALINTILAR~~
30/3/2009 · Kategori: __MIZAH__
Öğrencim, verdiğim ödevin son sayfasını tamamlamamış. Nedenini sorduğumda;
Öğretmenim dedi Aliye , annem bitiremedi . Yanıtı öyle hoşuma gitti ki kızamadım...
-Yıllar önce sahilde arabayla turlarken bir ekip otosu bizi çevirdi ve sordu:
-Gençler alkol var mı?,
--Cevabımız:
-Yok valla, hepsini içtik.
- Benzin istasyonunda arabamın deposunu doldurdum.
-Kredi kartımla ödeme yapmak için
- arabamın yanından ayrılmıştım ki bir kadının arabama bindiğini gördüm.
-Ben şaşkın bir şekilde arabama doğru koştururken kadın hızla istasyondan ayrıldı.
- Ne olduğunu anlayamadan tekrar geri döndü.
-Özür dileyerek Arabaları karıştırmışım dedi.
-Arabalarımız benziyor muydu diye merak edenler için sadece şunu söylemek istiyorum:
- Arabalardan biri beyaz, diğeri siyahtı.
-Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp
- çırpınan balıklara bakıp,
-- Bunlar tazemi?diye sormuştu.
-Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı:
-Yok abla, pil takıp oynatıyoruz.
- Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın güzel
- kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini küçükten büyüğe doğru
- saymasını istemişti.Sıralamayı aynen yazıyorum:
-Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı.
-Trafiğin sıkışık olduğu saatlerde Dolmabahçe´den Beşiktaş´a doğru
-yürüyordum.Biraz ileride trafikten dolayı yavaş ilerleyen bir polis arabası
- vardı.Tam o sırada, polis arabasının yanına motorlu bir polis yaklaştı ve bombayı patlattı.
-Alırım anahtarını Hasaaan!'..
ALINTI
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
~~ÜŞÜYORUM~~
28/3/2009 · Kategori: __GUNLUK__
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum...
MUHSİN YAZICIOĞLU
ALLAH RAHMET EYLESİN.MEKANLARI CENNET OLSUN...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
~~BANYO TAKIMLARI~~
28/3/2009 · Kategori: __EL ISLERI__



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::